Bunlar benim Fuzuli`den sevdiğim şiirler...
Ey Fuzûlî kalmışım hayrette bilmem neyleyim
Dehr zâlim baht nâ-fermân gam çok ömür az
Gülüm şöyle gülüm böyle demektir yâre mu’tâdım
Seni ey gül sever cânım ki cânâne hitâbımsın
Ne yanar kimse mana ateş-i dilden özge
Ne açar kimse kapum bad-ı sabadan gayrı
eğer derse ki fuzuli, güzellerde vefa var
aldanma ki şair sözü elbette yalandır
âşık odur ki; kılar cânın fedâ canânına
meyli canân etmesin her kim ki kıymaz canânına
cânını, canâna vermektir kemâli aşıkın
vermeden can îtiraf etmek gerek noksanına
söylemek istesem gönüldekini
dilime dolanan ızdırap olur
yazsaydım derdimin bir tekini
ciltlere sığmayan bir kitap olur
ah ne yaman çileli bir insanmısım
sunulan her zehri şifa sanmışım
ah ne aldanmışım
aldanan gönülde aşk serap olur..
canımı isterse canan, minnet canıma,
bir can nedir ki, feda etmeyeyim cananıma
yılda bir kurban keserler halk-ı alem ıyd içün
ben senin saat be saat dem-be-dem kurbanınam
söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil
cânı kim cânânı için sevse cânânın sever
cânı için kim ki cânânın sever cânın sever
can verme gam-ı aşka ki aşk afet-i candır
aşk afet-i can olduğu meşhur-u cihandır
aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabip
kılma derman kim helakim zehr-i dermanındadır!
Aşka Sevdalanma
Can verme sakın aşka aşk afeti candır
Aşk afeti can olduğu meşhuru cihandır
Sakın isteme sevdayı gam aşkta her an
Kim istedi sevdayı gamlı aşk ziyandır
Her ebrulu güzel elinde bir hançeri honriz
Her zülfü siyah yanında bir zehirli yılandır
Yahşi görünür yüzleri güzellerin emma
Yahşi nazar ettikte sevdaları yamandır
Aşk içre azap olduğu bilirem kim
Her kimseki aşıktır işi ahü figandır
Yadetme güzel gözlülerin merdümi çeşmin
Merdüm deyip aldanma kim içtikleri kandır
Gel derse Fuzuli ki güzellerde vefa var
Aldanmaki şair sözü elbette yalandır.
CANANUM
Dehenin derdüme dermân dediler cânânum
Bildiler derdümi yohdur dediler dermânun
Olsa mahbûblarun ışkı cehennem sebebi
Hûr u gılmânı kalur kendüsine Rıdvân'un
Geçdi meyhâneden il mest-i mey-i ışkun olup
Ne meleksen ki harâb etdün evin şeytânun
Urmazam sıhhat içün merhem ohun yarasına
İsterem çıhmaya zevk-i elem-i peykânun
Ne bilür ohumayan Mushaf-ı hüsnün şerhin
Yere gökden ne içün indügini Kur'ân'un
Yerden ey dil göge kovmuşdu sirişküm melegi
Anda hem koymayacakdur oları efgânum
Ey Fuzûlî oluben garka-i girdâb-ı cünûn
Gör ne kahrın çekerem döne döne devrânun
Hansı Gülşen
Fuzuli dünya edebiyat litaratüründe en büyük isimlerden bir tanesidir.Onun bu aşağıdaki gazelini sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyacağımı öncelikle belirtmeyi vazifem bilirim.
Hansı Gülşen
1-Hansı gülşen gülbüni serv-i hıramanunca var
Hansı gülbün üzre gonce la’l-i handanunca var
(Hangi gül bahçesinin gül fidanı senin salınan selvi boyun kadar uzundur? Hangi gül fidanındaki gonca senin gülen dudaklarına benzer?)
2-Hansı gülzar içre bir gül açılur hüsnün kimi
Hansı gül bergi leb-i la’l-i dür-efşanunca var
(Hangi gül bahçesinde senin güzel yüzün gibi bir gül açılır? Hangi gül yaprağı senin inci saçan kırmızı dudağın gibidir?)
3-Hansı bağun var bir nahli kadün tek bar-ver
Hansı nahlün hasılı sib-i zenahdanunca var
(Hangi bahçenin senin boyun gibi meyveli bir fidanı vardır.Hangi fidanın meyvesi senin çenenin elmasına benzer?)
4-Hansı huni sen kimi cellada olmuşdur esir
Hansı celladun kılıcı nevk-i müjganunca var
(Hangi katil senin gibi bir cellada tutsak olmuştur.Hangi celladın kılıcı senin kirpiklerinin ucu gibi sivri ve keskindir?)
5-Hansı bezm olmış münevver bir kadün tek şem’den
Hansı şem’ün şu’lesi ruhsar-ı tabanunca var
(Hangi toplantı senin boyun gibi bir mumla aydınlanmıştır? Hangi mumun ışığı senin parlak yanağın gibidir?)
6-Hansı yerde tapılur nisbet sana bir genc-i hüsn
Hansı gencün ejderi zülf-i perişanunca var
(Sana benzeyen bir güzellik hazinesi nerede bulunur? Hangi hazineyi bekleyen yılan senin dağınık saçlarına benzer.)
7-Hansı gülşen bülbüin derler Fuzuli sen kimi
Hansı bülbül nalesi feryad-u efganunca var
(Fuzuli, hangi gülbahçesinin bülbülünün sana benzediğini söyleyebilirler? Hangi bülbülün iniltisi senin bağırışın, haykıırışın gibidir?
SEVER
Cânı kim cânânı içün sevse cânânın sever
Cânı içün kim ki cânânın sever cânın sever
Her kimün âlemde mıkdârıncadur tab'ınde meyl
Men leb-i cânânumu Hızr Ab-ı Hayvânın sever
Başa dem düştükçe taksîr eylemez eyler meded
Ol sebebden muttasıl çeşmüm ciger kanın sever
Müşg-i Çîn âvâre olmuşdur vatandan men kimi
Hansı şûhun bilmezem zülf-i perîşânın sever
Şu ki ser-gerdân gezer başında vardur ki hevâ
Gâlibâ bir gül-ruhun serv-i hırâmânın sever
Akıbet rusvâ olub mey-tek düşer il ağzına
Kim ki bir ser-mest sâkî lâ'l-i handânın sever
N'olacakdur terk-i ışk etme Fuzûlî vehm edüb
Gâyeti derler ola bir bende sultânın sever
Ey Fuzûlî kalmışım hayrette bilmem neyleyim
Dehr zâlim baht nâ-fermân gam çok ömür az
Gülüm şöyle gülüm böyle demektir yâre mu’tâdım
Seni ey gül sever cânım ki cânâne hitâbımsın
Ne yanar kimse mana ateş-i dilden özge
Ne açar kimse kapum bad-ı sabadan gayrı
eğer derse ki fuzuli, güzellerde vefa var
aldanma ki şair sözü elbette yalandır
âşık odur ki; kılar cânın fedâ canânına
meyli canân etmesin her kim ki kıymaz canânına
cânını, canâna vermektir kemâli aşıkın
vermeden can îtiraf etmek gerek noksanına
söylemek istesem gönüldekini
dilime dolanan ızdırap olur
yazsaydım derdimin bir tekini
ciltlere sığmayan bir kitap olur
ah ne yaman çileli bir insanmısım
sunulan her zehri şifa sanmışım
ah ne aldanmışım
aldanan gönülde aşk serap olur..
canımı isterse canan, minnet canıma,
bir can nedir ki, feda etmeyeyim cananıma
yılda bir kurban keserler halk-ı alem ıyd içün
ben senin saat be saat dem-be-dem kurbanınam
söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil
cânı kim cânânı için sevse cânânın sever
cânı için kim ki cânânın sever cânın sever
can verme gam-ı aşka ki aşk afet-i candır
aşk afet-i can olduğu meşhur-u cihandır
aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabip
kılma derman kim helakim zehr-i dermanındadır!
Aşka Sevdalanma
Can verme sakın aşka aşk afeti candır
Aşk afeti can olduğu meşhuru cihandır
Sakın isteme sevdayı gam aşkta her an
Kim istedi sevdayı gamlı aşk ziyandır
Her ebrulu güzel elinde bir hançeri honriz
Her zülfü siyah yanında bir zehirli yılandır
Yahşi görünür yüzleri güzellerin emma
Yahşi nazar ettikte sevdaları yamandır
Aşk içre azap olduğu bilirem kim
Her kimseki aşıktır işi ahü figandır
Yadetme güzel gözlülerin merdümi çeşmin
Merdüm deyip aldanma kim içtikleri kandır
Gel derse Fuzuli ki güzellerde vefa var
Aldanmaki şair sözü elbette yalandır.
CANANUM
Dehenin derdüme dermân dediler cânânum
Bildiler derdümi yohdur dediler dermânun
Olsa mahbûblarun ışkı cehennem sebebi
Hûr u gılmânı kalur kendüsine Rıdvân'un
Geçdi meyhâneden il mest-i mey-i ışkun olup
Ne meleksen ki harâb etdün evin şeytânun
Urmazam sıhhat içün merhem ohun yarasına
İsterem çıhmaya zevk-i elem-i peykânun
Ne bilür ohumayan Mushaf-ı hüsnün şerhin
Yere gökden ne içün indügini Kur'ân'un
Yerden ey dil göge kovmuşdu sirişküm melegi
Anda hem koymayacakdur oları efgânum
Ey Fuzûlî oluben garka-i girdâb-ı cünûn
Gör ne kahrın çekerem döne döne devrânun
Hansı Gülşen
Fuzuli dünya edebiyat litaratüründe en büyük isimlerden bir tanesidir.Onun bu aşağıdaki gazelini sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyacağımı öncelikle belirtmeyi vazifem bilirim.
Hansı Gülşen
1-Hansı gülşen gülbüni serv-i hıramanunca var
Hansı gülbün üzre gonce la’l-i handanunca var
(Hangi gül bahçesinin gül fidanı senin salınan selvi boyun kadar uzundur? Hangi gül fidanındaki gonca senin gülen dudaklarına benzer?)
2-Hansı gülzar içre bir gül açılur hüsnün kimi
Hansı gül bergi leb-i la’l-i dür-efşanunca var
(Hangi gül bahçesinde senin güzel yüzün gibi bir gül açılır? Hangi gül yaprağı senin inci saçan kırmızı dudağın gibidir?)
3-Hansı bağun var bir nahli kadün tek bar-ver
Hansı nahlün hasılı sib-i zenahdanunca var
(Hangi bahçenin senin boyun gibi meyveli bir fidanı vardır.Hangi fidanın meyvesi senin çenenin elmasına benzer?)
4-Hansı huni sen kimi cellada olmuşdur esir
Hansı celladun kılıcı nevk-i müjganunca var
(Hangi katil senin gibi bir cellada tutsak olmuştur.Hangi celladın kılıcı senin kirpiklerinin ucu gibi sivri ve keskindir?)
5-Hansı bezm olmış münevver bir kadün tek şem’den
Hansı şem’ün şu’lesi ruhsar-ı tabanunca var
(Hangi toplantı senin boyun gibi bir mumla aydınlanmıştır? Hangi mumun ışığı senin parlak yanağın gibidir?)
6-Hansı yerde tapılur nisbet sana bir genc-i hüsn
Hansı gencün ejderi zülf-i perişanunca var
(Sana benzeyen bir güzellik hazinesi nerede bulunur? Hangi hazineyi bekleyen yılan senin dağınık saçlarına benzer.)
7-Hansı gülşen bülbüin derler Fuzuli sen kimi
Hansı bülbül nalesi feryad-u efganunca var
(Fuzuli, hangi gülbahçesinin bülbülünün sana benzediğini söyleyebilirler? Hangi bülbülün iniltisi senin bağırışın, haykıırışın gibidir?
SEVER
Cânı kim cânânı içün sevse cânânın sever
Cânı içün kim ki cânânın sever cânın sever
Her kimün âlemde mıkdârıncadur tab'ınde meyl
Men leb-i cânânumu Hızr Ab-ı Hayvânın sever
Başa dem düştükçe taksîr eylemez eyler meded
Ol sebebden muttasıl çeşmüm ciger kanın sever
Müşg-i Çîn âvâre olmuşdur vatandan men kimi
Hansı şûhun bilmezem zülf-i perîşânın sever
Şu ki ser-gerdân gezer başında vardur ki hevâ
Gâlibâ bir gül-ruhun serv-i hırâmânın sever
Akıbet rusvâ olub mey-tek düşer il ağzına
Kim ki bir ser-mest sâkî lâ'l-i handânın sever
N'olacakdur terk-i ışk etme Fuzûlî vehm edüb
Gâyeti derler ola bir bende sultânın sever
